Rapidshare’a 24Milyon Euro’luk Rekor Ceza

En büyük dosya paylaşım platformu Rapidshare gelmiş geçmiş en büyük darbelerden birini yedi…
Dosya paylaşımı konusunda en popüler hizmetlerden biri olan RapidShare, yakın zamanda Alman telif hakları koruyucusu organizasyon olan GEMA’nın şikayeti ile mahkemeye verilmişti. GEMA, RapidShare‘in hizmetlerini kullanan korsanları telif hakları korunan eserleri yasa dışı olarak site üzerinden paylaştığını ve RapidShare‘in bu konuda ciddi önlemler almayarak, adeta buna çanak tuttuğunu iddia ediyordu.
Mahkeme nihayet sonuçlandı. GEMA‘nın şikayette bulunduğu 5000 müzik parçasının telif haklarını korumadığı gerekçesi ile RapidShare‘e tam 24 milyon Euro ceza verildi. Alman kanunlarına göre internet üzerinde telif haklarını koruma görevi sanatçıların değil, servis sağlayıcıların. RapidShare de bu görevini yerine getirmediği gerekçesi ile ceza aldı.
Kaynak : chip.com.tr
İnternet Devi Google Hacklendi
En sonunda internet’in en büyüğü olarak kabul edilen Google da hack’lendi.
Daha önce Google Puerto Rico sitesi hack’lenen Google’ın bu seferde Fas’a yayın yaptığı www.google.co.ma adresi hacker’lar tarafından ele geçirildi.
Siteye giren kullanıcılar Google’ın anasayfasında hackerlar tarafından hacklendiğine dair bir yazı ile karşılaştılar.Hackerlar, internet üzerinde kullandıkları isimlerini, web site adreslerini ve bir de e-mail adreslerini sayfada yayınladılar.Sitede yayınlanan web site adresi www.pakbugs.com. Pakbugs.com sitesi Pakistanlı hackerların fikir alışverişinde bulunduğu bir forum sitesi olarak biliniyor.
Güvenlik uzmanları tarafından yapılan açıklamada Google’ın hack’lenmesine Google’ın sistemindeki herhangi bir açık değil Fas alan adı yönetimi sitesi Nic.ma’nın DNS sisteminde bulunan bir açığın yol açtığını belirtti. Görünüşe göre hackerlar Nic.ma sitesinin sistemine girip Google.co.ma adresinin DNS’lerini kendi IP’lerine yönlendirerek Google.co.ma adresi açıldığında kendi index’lerinin çıkmasını sağladılar.
İstemediğiniz site arama sonucunda çıkmasın (yenilik)
az önce www.google.com da arama yapıyordum. istediğim siteyi arama sonucunda çıkarabiliyorum yada daha yukarıya alabiliyorum. Yada daha alt sonuçlarara..
Sanırım bi süre sonra google.com.tr de de olur.

Google Seni izliyor (Googleden yeni hizmet)
Google’ın yeni duyurduğu servisi, nerede olduğunuzu telefonunuz üzerinden haritada işaretliyor ve arkadaşlarınıza haber veriyor.

Servisi kullanan kişiler, kolayca haberleşebiliyor.
Sizi Sadece Google mı İzleyecek?
Bu hizmet, birçok kişinin de aklında soru işareti bırakıyor. Kişinin o anda nerede olduğu bilgisinin, istenmeyen kişiler tarafından bilinmesi veya bu bilgilerin gizlice başkalarıyla paylaşılması konusundaki tereddütler, Google’ın yaptığı açıklama ile son buluyor.
Google Latitude, bu haberdeGoogle’ın bugün duyurduğu yeni servisi Google Latitude, Google Maps üzerinden konumunuzu paylaşmanıza olanak sağlıyor. Symbian işletim sistemli Nokia, BlackBerry, Windows Mobile işletim sistemli telefonlar gibi akıllı cihazların yeteneklerden faydalanan hizmet sayesinde, arkadaşlarınızın o anda nerede olduğunu görebilir, yer tarifi konusunda eşi bulunmaz yardımlaşmalar gerçekleştirebilirsiniz. iPhone ve bazı Sony Ericsson modelleri için de bu servisin kullanılabilir hale getirilmesi konusunda çalışmalar devam ediyor

Gizlilik konusunda seçenekler,
kullanıcılara bırakılmış durumda.
öyle ki; kimlerin bu bilgileri göreceğini kullanıcının kendisi belirlerken, Google sunucularında depolanan bu verilerin her ne şartla olursa olsun başkaları ile paylaşılmayacağına dair söz veriyor.
Kimler Kullanabiliyor?
Bugün duyurulan servisi, şu anda Amerika da dahil 26 ülke kullanabiliyor. Listelenen ülkeler arasında maalesef Türkiye bulunmuyor.
Supplemental indexed pages / Supplemental olarak indexlenen sayfalar
Pek bilinmedik bir google algoritmasından bahsedeceğim..
Web sayfanız çok sık ve yüksek değerlerde sıralama kaybedip kazanıyorsa, Supplemental Değer oranınız çok sıkıntılı durumdadır. Bu değer orantısı TrustRank belirlemede kullanıldığını sanıyorum. Belki yanılıyor olabilirim ama bana göre çok mantıklı.
Bazı site indexleri arasındaki farka bakılarak hesaplanan Supplemental değerinizi şu aramada kolayca görebilirsiniz: site:siteadresi.com *** -view
Bu sonuçlara yabancı sitelerde “Google’s Supplemental Result Hell” yani Suppşemental sonuçlar cehennemi.. ve inanın bu sonuçlarda çok sayıda sonuç veriyorsanız, sitenizin büyük trustrank sorunları var demektir. İşte bu yüzden yalnızca güncel oldukça bir sıralamada zorlukla tutunur. Bir süre sonra siteniz cok gerilere gidiyorsa, Supplemental sonuçlarınız normal indexlerin çok altındadır..
Aslında Daha Kolay Anlaşılır Hali;
Toplamda indexlenen sayfa sayınız = site:www.siteniz.com | Güncel kullandığınız google serverını kullanın.
Ana indexdeki sayfa sayısı = site:www.siteniz.com -inallurl:www.siteniz.com | Güncel kullandığınız google serverını kullanın.
Supplemental İndex Oranı = Toplam İndexlenen Sayfa Sayısı - Ana indexdeki Sayfa Sayısı
Daha Basit Bir yol ile; Google’da şu aramayı yapın: site:siteniz.com *** -view
bu arama daki sayfalar google tarafından sitenizin geneline verilen değerin altında ki sayfaları gösterir. ne kadar çok sonuç çıkarsa durum o derece vahimdir.
Niçin Supplemental sonuçlar var peki?
Çünkü bu sonuçlarda çıkan sayfalarınıza google siteniz genelinden daha az güveniyor. Spam, bir biriyle alakası pek olmayan kelimelerin (aynı kelimede pek rastlanmaya örn: bugün kedime estetik yaptırdım.) gibi, kedi ve estetik bir cümlede pek geçmeyeceğinden google tarafından şüpheli saçma içerik olarak algılanır. İşte bu yüzden blog tutarken adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması için sitenizi güncel tutmak saçma sapan ve kısa kısa yazılar yazarsanız google bunların ziyaretçilere yönelik olmadığı kanısına varıcaktır ve trustrunk’ınızda olumsuz etki yaratıcakdır. TrustRank sayesinde bir sıralamada tutunursunuz. ve pagerank sayesinde de hızlı indexlenirsiniz. bunlar genelde doğru orantıdadırlar fakat aksi durumlarda olabilr. Sonuçta PageRank için link kasmak yeterli olurke TrustRank için yararlı uzun yazılara sahip olmak gerekir. ve bilinmesi gereken birşey daha, text/code orantısı.. Sitenizin hangi sayfasına seo yapıyorsanız (anasayfa, altsayfa, subdomain) o sayfada ki içerik kısmı html kodlardan daha fazla olmalıdır. Yani çok yazılı az kodlu bir sayfa size cok büyük avantaj sağlayacaktır. Bu doğrultuda WordPress blogunuzdaki anasayfada göstermek istediğiniz sayfa sayısını iyi ayarlamalısınız. Bkz: http://www.techcrunch.com/ cok cok uzun bir site aşaya doğru baya gider, fakat trustrank’ı yerindedir cünkü içerik koddan daha fazla durumda. Bu da bu sitenin ne kadar kaliteli ve ziyaretci dostu olduğunu gösteririr.
Aklıma gelmişken; Supplemental index demek, daha az değerdeki sayfaların toplandığı index havuzu anlamında kullanılıyor. Asla pagerank değeri alamayacak sayfalardır. Eğer supplemental sonuçlarda anasayfanız varsa, çok çok ciddi bir sorununuz var demektir. Sorunun çözümünde aşağıda maddelediğim kriterler uygulanabilir. Kısa sürede kesin çözüm vericektir.
Eğer hiç Supplemental sonuç vermiyorsanız, bu zamana kadar çok iyi iş çıkarmışsınız demektir. Bu durumu korumak oldukça zor olmasına rağmen imkansız da değildir. Yapılması gereken temel şeyler;
- Asla çöp sitelere, kendi pagerank’ından düşük ve aynı zamanda içeriği kopya sitelere link verme. NoFollow olması bile farketmez.
- Çok uzun mesajlar yaz, en az 15-20 satırdan oluşsun. Noktalama, yazım kuralları ve dil bilgisine dikkat et. (bunu mu demek istediniz? ….. sistemi biz dil bilgisine ve yazım yanlışları yapmamaıza bağlı olarak çalışmaktadır.)
- 1. maddedeki kriterlere uyan sitelerden alacağınız linkler size ters tepki yaratıcakdır. Asla bulaşmayın.
- Aşırı derecede karşılıklı link değişimi yapmayın, mümkün olduğunca link vereceğiniz sitelere footer harici bir yerden verin ve alın. Mesaj konularının kelimeleri arasından alınacak bir kaç link size footerdan daha fazla etki yaratıcakdır.
Eğer Supplemental cehenneminde düşmüşseniz, yukarıdaki maddelere ek olarak;
- Sitenizde tekrarlayan içerikteki sayfalarınızı azaltın veya en az 1 tane bırakın.
- Bu sayfaları silmek yerine içeriğini değiştirin.
- Her sayfa ve konuya özel meta description ve meta keyword koyun. All in one seo pack bu işi çözüyor WordPress ‘de. Sonuçta her sayfanız tekil bir site olarak algılanmaktadır. Bunu destekleyen sonuç ise PageRank sistemidir. Anasayfanızın değerini diğer sayfalarda göremeyebilirsiniz. Bu durum bu yüzden kaynaklanır.
- Tag sayfalarını en genel şekillerde kullanın. “Bu konunun adı” gibi uzunca taglar vermek yerine genel kullanılan cümlelere nazaran sadece “konu” kelimesini giriniz. Benzer Yazılar/Related Posts mantığı bu şekilde oluşur.
- Kurumsal siteler Supplemental index’e daha çok girmektedirler, (özellikle ufak çapta ürün bulunduran siteler) Bu sorunun çözümü içinse sayfalarınızı sık sık yeniden düzenleyin, eğer mümkünse ziyareteçilerinize fikirlerini yazabilme fırsatı verin. Bu durum güncel ve özgün içerik zenginliği yaratıcakdır.
- Tüm bunlar yapılmazsa, özellikle sık güncellenmezse, sık sık ve kararlı derecede ziyaretçi almaz terkedilmiş bir web sayfası olarak değerlendirilicektir. bir şekilde bunun önüne geçilmeli. Özellikle anasayfanızın Supplemental index’e düşmemesi için.
WordPress’inizi veya başka bir rss servisi veren sitenizi Supplemental İndexe sokabilicek bir etken var;
Rss Sayfaları.. Normal web sayfanızdan daha google uyumlu olduğundan bazı sitelerin /rss dizinleri cok yüksek pr alır. (:
Bu bir bakıma iyi karşılansa da aslında bazen siteleri supplemental index’e düşürür. Sonucta rss servisi o kadar da mühim birşey değil google için. Bunu engellersek böyle bir tehlikesi de olmaz.
Robots.txt dosyanıza aşağıdaki kodları satırları eklemeniz durumunda google rss servisleriniz indexlemeyecek, ve sayfalarınızın supplemental’e girmesinin önüne geçilecektir.
User-agent: Googlebot
Disallow: /*/feed/$
Disallow: /*/feed/rss/$
Disallow: /*/trackback/$
Ayrıca Son Olarak. Şu bağlantı ile de supplemental sayfa oranınızı ölçebilirsiniz. Adam bu algoritmayı php ye dökmüş otomatik yapıyor. Sağlıklı ve güvenilir.
Not: Supplemental oranınızın %50den yukarda olması sizi sandbox’a sürükleyecek bir unsur olabilir.
Kaynaklarım;
http://www.mapelli.info
http://www.seobook.com
http://www.dailyblogtips.com
Gmail’de attığınız e-mailleri geri çağırabiliyorsunuz
Daha bügün yaşadım. Bir epostaya cevap verirken, taslak olarak kaydet yerine göndere bastım. Haliyle giden yarım kalmış eposta ve itibar kaybı.
Ben bunu yaşadıktan tam bir saat sonra Gmail labs ekibi gönderilen epostaların anlık olarak geri çağırılmasını sağlayan aracı çıkardı. Neredeydiniz bir saat önce dedim haliyle.

Yeni araç, Gmail labs sayfasından aktif edilebilir. Ancak saatler önce attığınız epostaları geri çağırmayı beklemeyin tabi ki de. Bu araç, epostayı gönderdikten hemen sonra gönderildi uyarısının yanında undo bağlantısı olarak yer alıyor. Bastığınızda eposta henüz karşı tarafa ulaşmadığı için geri çağırılabiliyor.
Aslında Outlook’ta da böyle bir özellik mevcut. Ancak pek ön planda değil ve kullanabilmek için karşı tarafın da Outlook kullanıyor olması gerekiyor yanılmıyorsam. Outlook’ta karşı taraf epostayı okumadığı sürece geri çağırabiliyorsunuz.
.tr Alan Adları Odtü’den Alındı
Biliyorsunuz, .tr uzantılı alanadlarının yönetimi ve satışı senelerdir bir eğitim kurumu olan ODTÜ’nün elinde. ODTÜ’nün bu işi çok iyi yaptığı söylenemez, zira fakslarla yürüyen bir iletişim mekanizmasını destekliyorlar ancak bunun gibi eski teknolojili tutumun da bir nedeni var, insanların hak ettiği alanadlarını alabilmesi. Çoğu ülkenin kendi uzantılarında da durum böyle.
Ancak bu hak artık ODTÜ’nün elinden alınıp bir devlet kurumunun eline veriliyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu: BTK.
BTK’nın kurul başkanı Dr. Tayfun ACARER. Kendisi yüksek eğitimli bir kişilik olmasına rağmen, YouTube ve Google’dan faaliyet belgesi isteyen, YouTube’a Türkiye’ye özel içerik oluşturacaksın diyen, “ben tarihle ilgili bir siteye girdiğimde, örneğin emeviler devrine bakmak istediğimde karşıma porno sitesi çıkıyor. buna ben bakabiliyorsam, çocuğum da bakabilir” diyen şahıs.
Özetle bilgi teknolojileri konusunda bilgisizliğin bayrağını taşıyan bir önder.
.tr uzantılı alanadlarının BTK’ya devredilmesi (dikkat basın bülteni PDF dosyası) artık bu uzantıdan umudu kesebileceğimiz manasına geliyor bence. Öncelikle, ODTÜ’nün seneler süren uğraşlar sonucu zar zor kurduğu alt yapı büyük ihtimalle devletimizin bu kurumu tarafından tekrar kurulmak istenip, ellere yüzlere bulaştırılacaktır. Ardından büyük olasılıkla bu fiyatlar çok ucuz denip, özel alanadı vergisiyle bir de güzel zam yapılacaktır. Yeter mi yetmez, bu alanadları sadece Türkiye’ye özel, o zaman yurtdışından erişimini engelleyelim denmesini bile bekliyorum.
Toplu Mail ile Reklam
Bu yazımı yazmamın nedenini öncelikle belirtmek isterim; firmamıza gelen çok sayıda Toplu Mail ile reklam yaptığını düşünen spamcı firmalara karşı açtığımız davaların başarıyla sonuçlanmış ve mail dağıtıcı olan şirket için cezai işlem başlatıldığı gibi bu ürün yada hizmeti satın alarak kullanan firmalar hakkındaki davalarda devam etmektedir.
90’lı yıllarda internetin çok iyi bir pazar ve daha önemlisi firmalar için çok büyük bir reklam aracı olduğu anlaşıldığında firmalar öncelikle web sitesi yaptırmaya başladılar. Tamam web sitesi var ama ziyaretçi yok
yani koskoca internet aleminde bir web siteniz olmuş ne olacak ziyaretçi veya müşteri gelmedikten sonra ?
İşte bu dönemde internetteki varlığınızı ispat etmek web sitenizin doğal olarak şirketinizin reklamını yapmak için ilk akla gelen yöntem olarak milyonlarca e-posta kullanıcısına Toplu mailler yollamaktı.
1990 yılların başında Amerika’da başlayan ve 90’lı yılların ortasına gelindiğinde, git gide artan Toplu e-posta yöntemiyle reklam yani spam mesaj göndermeye karşı açılan davaların artmasıyla bu reklam yöntemi ne kadar faydalı olur diye tartışılmaya başlandı. Amerika’da önce toplu email programları satan firmalar ardından bu toplu mail programlarını ve toplu mail listelerini kullanan şirketler cezaya çarptırıldı.
Hatta olay öyle bir boyuta geldi ki Ücretsiz mail hizmeti veren şirketlerin para karşılığı kendi kullanıcılarına reklam mailleri yollamaları karşısında da dava açıldı. Önceleri bu hizmeti ücretsiz sundukları ve verdikleri hizmetin ücretsiz olmasından dolayı bu şirketlere karşı bir yaptırım uygulanmadı. Eee işine gelmezse kullanma mantığı.
Ancak daha sonra Ücretsiz mail dağıtan bu şirketlerin mail hizmeti verirken hizmet sözleşmelerinde mail adreslerine Toplu Mail yollanacağını belirtmedikleri gerekçesiyle hizmet sözleşmesinde bu maddenin yer almasından önce bu hizmeti kullanmaya başlayan bütün kullanıcılara reklamların yollanmasını engelledi.
Daha sonraki süreçte ise toplu e-posta ile reklam yapan firmaların birkaçının ücretsiz mail kullanıcılarını dolandırması ardından da ücretiz mail olsa da kişilerin şirketlerin bu mail adreslerini kartvizitlerine yazdıkları için davalar yeniden başlatıldı ve hatırladığım kadarıyla California Eyalet mahkemesince ücretsiz mail hizmeti veren firmalara ceza verecekken, uzlaşmaya gidildi ve bütün toplu eposta hizmetleri durduruldu. Sadece üye olurken bu reklam e-postalarını yada güncel haberleri almayı kabul eden kullanıcılara mail yollandı.
Tam on yıl önce Amerika’da sonlandırılan bu olay son birkaç yıldır ülkemizde inanılmaz derecede arttı ve şu anda tam bir baş ağrısı.
Gelelim bizim şirketin durumuna ve dava sürecine; çalıştığım şirkete o kadar çok toplu mail geliyordu ki şirkete yazışmaları bu maillerin arasında kaybolup gidiyordu. Şirket sahibi duruma çözüm bulabilmek için reklam yapan firmalara uyarı için telefon görüşmesi yaptı ama sonuç alamayınca şirket avukatlarını çağırın dedi.
Dava şirket işlerinin yavaşladığı ve spam maillerin şirketin hiçbir faaliyetiyle ilişkili olmayıp izne bağlı olmadan yollandığı gerekçesiyle aleyhimizde sonuçlandı.Davaya konu olan Toplu eposta programı ve listesi satıcısı şirket ve işletmecisi hakkında açılmış dava sonuçlandı ve işletmeci hakkında cezai işlem başlatılmasına karar verildiği gibi şirketin faaliyetleri de aynı zamanda durduruldu.
Bu hizmeti satın alarak bizlere mail yollamakta inat eden 7 firma hakkında da dava açıldı. Daha önceleri spam mail yollayan firmaları bu konuda uyarmamıza karşın bu mahkeme kararından sonra hiçbir uyarıda bulunmadan sadece gelen mailleri göstererek dava açabilmekteyiz.
Bütün bunları anlattıklarımın hukuki bir süreç olduğunu hatırlatırım, şimdi sizlere anlatmak istediğim işin insancıl yönü. Bu mailleri yollamaması için telefonlar görüştüğümüz firmalar zaten bu maillerin hiçbir faydasını görmediklerini tam tersine yüzlerce şikayet geldiğini hatta bizim tarafımızdan dava edilmek gibi kötü bir süreç yaşadıklarını bildirdiler.
Toplu mail programının bayiliğini alan Ankara’lı bir bilgisayar firmasının sahibi ise; bu tolu e-posta programını ve listesini aldıklarında 80.000 adet sektörlere ayrılmış mail bulunduğunu ancak gelen şikayetler ve bir kısmının uydurma e-posta adresleri olduğunu fark etmeleri üzerine sile sile 20.000 düşürmüşler. Ancak üzerine basa basa bu reklam yönteminin hiçbir işe yaramadığını aksine kendi itibarlarını da zedelenmesine ve sürekli şikayet telefonlarıyla uğraşmak zorunda kaldıklarını ve bu hizmeti bıraktıklarını söylediler.
Demem odur ki; Sitenizin reklamlarını Google reklamları dediğimiz Google Adwrods ile yapın, yada sitenize sektörünüzle ilgili anahtar kelimelerde daha hızlı bulunmak için SEO yani Arama Motoru Optimizasyonu yaptırın. Bu sayede siteniz google ilk sayfa beklide google ilk sırada çıkacak. Yada sektörünüzle ilgili olan portallara web sitelerine bloglara reklam verin. İşte bunlar yasal ve kesinlikle geri dönüşü olan bir reklam yöntemidir
Google ile sitenize arama motoru
Google ile sitenize arama motoru
Bu yazıda konumuz Google’ın arama motorunu kullanarak sadece kendi sitemizde arama yapan bir arama motoru hazırlamak.
2000′lerin başında Google bu kadar Google olmamışken, şu an ismini hatırlayamadığım bir servis vardı. Hatta bir dönem SiberKültür için de kullanmıştım. Bu servis o zamanlar Google Custom Search’ın yaptığını yapıyordu. Ancak biraz daha farklı. Siz sitenizi veriyordunuz, onların arama motoru gelip düzenli olarak indeksliyor ve arama sonuçlarını sizin hazırladığınız tema üzerinden veriyordu. Yani Google Custom Search’ın (GCS) atalarından biri. Hatırladığım kadarıyla oldukça da işkenceli bir prosesti bu servisi kullanmak.
Şimdilerde GCS var. Sadece iki adımda sitenize özel, hızlı bir arama motoru yaratabiliyorsunuz. Eğer bu servisi ilk çıktığı zamanlarda denemişseniz, siz de iyi sonuç vermediğini düşünebilirsiniz. Ancak yeni Google teknolojileriyle sonuçlar gayet verimli.
Sitenize GCS kurmak ve bunu tamamen kendi sunucunuzda çalışıyor gibi göstermek için yapmanız gerekenler şu şekilde:
- google.com/coop/cse/ adresine giderek Create a Custom Search Engine tuşuna basın.
- 1. adımda arama motorunun adını, tanımını, dilini ve arama yapılmasını istediğiniz web adreslerini girin.
- 2. adımda test görünümünü elde edeceksiniz.
- Bu adımlardan sonra dilerseniz size verilen kodu arama fonksiyonunuzun olacağı yere koyarak direkt çalışmasını sağlayabilirsiniz.
- Eğer kendi sayfa görünümünüzde verilmesini istiyorsanız My Search Engines altındaki ayarlara göz atmanız gerekecek. Control Panel’e tıklayarak ayarlarınıza geçin.
- Basics altında temel ayarlarınızı bulacaksınız. Eğer kişisel veya gelir elde etmeyen bir kullanımınız varsa arama sonuçlarından reklamları kaldırabilirsiniz. Eğer Google Adsense kullanıyorsanız kendi reklamlarınızı da yerleştirip, gelir elde edebilirsiniz.
- Look and Feel sayfasında arama kutunuzun nasıl görüneceğini seçebilirsiniz. Sayfanın altlarına doğru ise arama sonuçlarındaki renkleri sitenizin renklerine göre değiştirebilirsiniz.
- Code kısmı önemli bir sayfa. Eğer başta dediğim gibi GCS arama sonuçlarının siteniz altında görünmesini istiyorsanız 2 seçeneğiniz var. Birincisi sunucunuzda bir sayfa yaratabileceğiniz iframe seçeneği, diğeri ise yeni bir seçenek olan overlay seçeneği. Benim tavsiyem, iframe olacaktır. Zira overlay seçeneği JavaScript ve AJAX kullandığı için pek de kullanışlı değil. iframe’i seçtikten sonra adres kısmına arama sonuçlarının yayınlanacağı sayfayı yazmanız gerekiyor.
http://peren.net/arama.phpgibi. Bunu yazdıktan sonra aşağıdaki 2 kod bloğu değişecek. İlk kutudaki kodu, arama kutunuzun olmasını istediğiniz yere yerleştirmelisiniz. 2. kodu ise arama sonuçlarının çıkacağı arama.php dosyasına yerleştirmelisiniz. Arama.php dosyası sizin sitenizin tasarımında olabilir. Kodu içerik alanına yerleştirebilirsiniz. - Eğer arama sonuçlarındaki reklamlardan gelir elde etmek istiyorsanız, Make Money’e tıklayarak Google Adsense hesabınız ile bağlamalısınız. Google Adsense hesabınıza girip, erişime izin vermeniz gerekecek.
Google Orion Algoritması
Webmaster arkadaşların birkaç aydır canını sıkan Pagerank güncellemesinin gecikmesinin nedeni yavaş yavaş açığa çıkıyor.. Yabancı forumlarda bile durum kesinliğe kavuşturulamışken google bombayı patlattı. Bu siteye göre Google arama motorunun algoritmasını değiştiriyor ve Pagerankı gizleme ya da tamamen kaldırma yoluna gidiyor. Burada anlatılanlar daha önce okuduğum buradaki tahminleri doğrular nitelikte. Ori Allon adlı bir İsrail’li doktora tezi olan Orion Algoritması artık google ve dolayısıyla internete yol verecekmiş..
İnternet Devrinde söylendiği gibi ” bu gelişme sadece Link satan arkadaşları değil bütün internet web site sahiplerini derinden etkileyecek. Daha önce sahip olunan Arama Motorunda üst sıralarda bulunma bilgileri değerini kaybedecek.. ve sanırım Son zamanlarda Googlede en çok “Orion Algoritması nedir?” diye aratılacak.
